İzmir iş dünyası ekonomik boykot çağrısına tepki verdi
İzmir iş dünyası, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ekonomik boykot çağrısına tepkili. EBSO Başkanı Ender Yorgancılar ve İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, boykotun olumsuz etkilerine dikkat çekerek sağduyu çağrısında bulundu.
EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, boykot çağrısına karşı sağduyulu olmanın her birey için sorumluluk olduğunu belirterek, bu tür hareketlerin ekonomik dengeyi bozabileceğine dikkat çekti. Yorgancılar, ekonomik kriz ve belirsizlikler içerisinde zaten zorlu bir dönemden geçen iş dünyasının, bu tür çağrılarla daha da zorlaşabileceğini söyledi.
EBSO Başkanı Ender Yorgancılar’ın paylaşımı:
“Farklı görüş ve fikir ayrılıkları demokrasinin zenginliğidir. Kişilerin ifade özgürlüğü kapsamında, eleştiri hakkı kullanarak yasal yollar ile tepkilerini göstermesi demokratik bir haktır. Ülkemizin üretim ve ticari hayatını olumsuz etkileyecek bildiriler konusunda itidalli olunması, ülkemizin üreten gücünün hedef gösterilmemesi gerekiyor. Unutulmamalı ki, hepimiz toplumumuzun bileşenleriyiz. İşçisiyle, emekçileriyle, öğrencileriyle, çiftçisiyle, sanayicisiyle, taciriyle hepimiz, toplumumuzun ayrılmaz parçalarıyız. Toplumu ayrıştırmadan sağduyu ile hareket etmeyi ortak bir sorumluluk olarak görüyorum.”
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in paylaşımı:
“Vatandaşlarımızın kendi fikirleri doğrultusunda alınan bazı kararları eleştirmesini ve yasal yollarla tepkisini ortaya koymasını demokrasinin bir gerekliliği olarak görüyoruz. Ancak bu tepkilerin kendimize zarar vermemesi ve ticari hayatı olumsuz etkilememesi konusunda hassas davranmalıyız. Hali hazırda yaşanan ekonomik zorluklar, dünya çapında yaşanan hızlı değişimler nedeniyle her birimiz bedeller ödemekteyiz. Ülkemizde ticari hayatın sıkıntılı günlerden geçtiği bu dönemde, üretim ve ticaret hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak her türlü çağrıların bu bedelleri artırması ve gün sonunda hepimize olumsuz yansıması söz konusudur. Bu konuda herkesi sağduyulu ve sorumluluk bilinci ile hareket etmeye davet ediyoruz. Daha öncede çok kez ifade ettiğim gibi, Türkiye’nin en büyük gücü, krizleri yönetme becerisi ve toplumun ortak aklıdır. Şimdiye kadar nice badireleri atlattık, bundan sonra da diyalog ve sağduyu ile her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Bunun için demokrasiyi merkezimize almanın ve düşüncelerimizi yasal sınırlar içinde ifade etmenin hepimizin sorumluluğu olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum.”